Yazılımcı olmayan insanların yapay zekâyla kendi uygulamalarını geliştirmesini destekliyorum. Sonuçta teknoloji biraz da insanların kendi sorunlarına çözüm üretebilmesi için var.
Ancak uygulamayı çalıştırmayı başarmak her zaman işin bittiği anlamına gelmiyor. Güvenlik, bakım, değişen ihtiyaçlar, beklenmedik sorunlar… Bazen asıl uğraş burada başlıyor.
Uygulamanızın verileri nerede tuttuğunu, bu verilere kimlerin erişebildiğini ve bir sorun çıktığında bunu nasıl fark edeceğinizi anlamak işinizi kolaylaştırır. Yapay zekâ bunları açıklayabilir; ama örneğin “yedekleme var” demesi, gerektiğinde verilerinizi geri getirebileceğinizi tek başına göstermez. Temel kavramları öğrenmek, verilen yanıtları kendi uygulamanızda değerlendirebilmenizi sağlar.
Bu noktada küçük bir tavsiyem var: Uygulamanızı geliştirirken vaktinizin bir kısmını da öğrenmeye ayırın. Yapay zekâya “Bu projeyi daha iyi anlayabilmek ve ileride geliştirmeye devam edebilmek için hangi yazılım kavramlarını öğrenmeliyim?” diye sorun. Yazılımcı olmak zorunda değilsiniz. Ama yaptığınız işin nasıl çalıştığını anlamak, karşılaştığınız sorunları değerlendirebilmek ve gerektiğinde doğru yardımı alabilmek işinizi kolaylaştıracaktır.
Yapay zekâyla bir şeyler geliştirmek için her şeyi öğrenmeyi beklemeyin; ama geliştirirken öğrenmeyi de ihmal etmeyin.